EVLİLİK DIŞI ÇOCUĞUN VELAYETİ

Categories: Genel

EVLİLİK DIŞI ÇOCUĞUN VELAYETİ

TDK sözlüğünde “velilik” olarak tanımlannen velayet kavramı; hukukumuzda küçüklerin bakımı, korunması ve yetiştirilmesi hususlarında anne ve babaların sahip olduğu hak ve yükümlülükler olarak açıklanmaktadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre ergin olmayan çocuk, kural olarak anne ve babasının velâyeti altında kabul edilmekte ve yasal sebep olmadıkça velâyetin anne ve babadan alınamayacağı belirtilmektedir.

Bu durumda anne ve babanın evli oldukları sürece çocuğun velayetini birlikte kullannecağı açıktır. Anne ile babanın boşanması halinde ise velayet, mahkeme tarafından çocuğun menfaati gözetilmek suretiyle anne veya babadan birine bırakılacaktır. Bu doğrultuda velayet hakkı kendisine bırakılan anne veya baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda gerekli kararları almak ve uygulamakla yükümlü olacaktır.

Velayet hakkı kanunen anne ve babaya verilen bir hak olduğuna göre bu hakka sahip olabilmek için esasen soybağının da kurulmuş olması gerekmektedir. Dolayısıyla çocuk anne rahmine düştüğünde yada çocuk doğduğunda anne ve baba evli ise velayet hakkı ortak olarak kullanılacaktır. Bu kapsamda evliliğin sona ermesinden itibaren ilk 300 gün içerisinde doğan çocuk da evlilik içinde anne rahmine düşmüş sayıldığı için kocanın nüfusuna kaydedilmektedir.

Ancak anne ve baba evli değilse 4721 Sayılı Kanun’a göre velâyet anneye aittir. Anne küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.

Sonradan baba ile çocuk arasında soybağının kurulması halinde ise velayet hakkının müştereken kullanılması tekrardan mümkün hale gelmektedir. Baba ile soybağının kurulması 4721 Sayılı Kanun kapsamında üç farklı şekilde mümkündür:

  • Evlilik dışında doğan çocuk, anne ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olacaktır. Bu nedenle evlenmeden itibaren velayet hakkı anne ile baba tarafından beraber olarak kullanılacaktır.
  • Babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyan ile tanıma geçekleşmektedir. Tanıma ile evlilik dışı doğmuş olan çocuk ve baba arasında soybağı ilişkisi kurulmuş olmaktadır.
  • Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini anne ve çocuk isteyebilmektedir. Bu doğrultuda hakim kararı ile baba ve çocuk arasında soybağı kurulabilecektir.

Sonuç olarak evlilik dışı doğan çocuğun velayet hakkı esasen anneye ait olmakla beraber çocuk ile baba arasında sonradan soybağının kurulabilmesi mümkündür. Yukarıda bahsedilen üç farklı yöntemden herhangi birisiyle baba ile evlilik dışı çocuk arasında soybağı kurulmuş olacağından velayet hakkının babaya da verilebilmesi mümkün olacaktır. Ancak bu durum annenin çocuğun velayetine sahip olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.                                                                                                                                                                                                                        Av. Semanur KARATAŞ

 

Leave Comments

Ara