KREDİ KARTI BİLGİLERİNİN ELE GEÇİRİLMESİ

Categories: Blog

KREDİ KARTI BİLGİLERİNİN ELE GEÇİRİLMESİ, KREDİ KARTININ ÇALINMASI VE KAYBOLMASI HALİNDE KART SAHİBİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU

 

Bireylerin artan ihtiyaç ve istekleriyle birlikte ekonomik faktörlerin de gelişmesi  teknoloji çağında yeni ödeme araçlarına ihtiyaç duyularak kartlı ödeme sistemine geçişte en önemli etken olmuştur.

Kartlı ödeme araçları genel olarak 4 gruba ayrılmıştır. Bunlar kredi kartı, banka kartı, harcama kartı, mağaza kartı. Kredi kartını “bankalarca kişilere verilen, günlük satın almalarda para kullanımını önlemeyi amaçlayan bir ödeme biçimi olarak yararlanılan, alınan malın ya da yaptırılan hizmetin bedelinin söz konusu kartı veren yerce ödenmesi güvencesini taşıyan kart”  olarak tanımlayabiliriz.

Kredi kartlarının çıkarılması ve kullanılması işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek suretiyle kartlı ödeme sisteminin etkin çalışmasını sağlamak için düzenlenen 5464 sayılı Kanun , 1 Mart 2006 tarihinde Resmi Gazete ’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun getirdiği en önemli düzenlemelerden birisi de ,  günümüzde sıkça rastlanan kartın çalınması veya kaybolması halinde kartın haksız kullanımından doğan hukuki sorumluluğa ilişkin kanunun 12. Maddesidir.

 

“Kartın Haksız Kullanımı ve Sigortalanması” kenar başlıklı bu hüküm ;

 

MADDE 12 – Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmidört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.

 Kart çıkaran kuruluş, yapılacak talep ve ilgili sigorta prim bedelinin ödenmesi koşulu ile kart hamilinin birinci fıkrada belirtilen yüzelli Yeni Türk Lirası tutarındaki sorumluluğunun sigortalanmasını sağlamakla yükümlüdür. Kartların sigortalanması ve sorumluluğun paylaşılmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

 

Özetle kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. Kart hamilinin kayıp/ çalıntı sonrası yapılan hukuka aykırı doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, hukuka aykırı kullanımın hamilin ağır ihmaline, kastına dayanması halinde veya hamilce çalıntı/ kayıp  bildirimi yapılmaması halinde bu sınırın uygulanmayacağı anlamına gelir.

 

 

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/15753 E. 2018/813 K.

“Mahkemece davacının gaspa uğradığı, haksız eylemden sonra 24 saat içinde bankaya bildirimde bulunduğu, 5464 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre kartın hukuka aykırı kullanımı nedeniyle dava konusu nakit çekilen bedelin 150 TL’si dışındaki kullanımdan ve nakit çekme işlemi nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedelin kanuna aykırı olduğu, davacının yaptığı ödemelerin iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödemelerin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine de yargıtayca temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA karar verilmiştir. ”

 

 

Kredi Kartım Çalındı, Kayboldu Ne Yapmalıyım?

 

  • Banka müşteri hizmetlerini arayarak veya bankanızın en yakın şubesine giderek kayıp/ çalıntı bildiriminde bulunmalı ve kredi kartınızı iptal ettirmelisiniz.
  • En yakın polis merkezine giderek ihbarda bulunmalısınız.
  • Söz konusu karttan harcama yapılmışsa bankanın göndereceği itiraz formunu doldurup, formu doldurduktan sonra ise polis tutanağı ya da savcılık suç duyurusunun bir kopyası ile bankanıza müracaat etmelisiniz.
  • Çalınan kart bilgilerine ilişkin ve buna istinaden uğranılan bir zarar var ise oluşan bu zararı kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığı düşünülüyor ise söz konusu miktarı bankadan talep edebilmek mümkündür. Banka tarafından bu zarar karşılanmaz ise Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri marifetiyle söz konusu durum dava konusu yapılabilir.
  • Yukarıda yer alan Yargıtay kararı emsal niteliğindedir. İlk derece yargısı aşamasında kullanılabilir.

 

                                                                                                                                               Av. Tuğba COŞKUN     

 

Leave Comments

Ara